Kurumsal Hayattan Thinkit Gift'e...

Çok sevdiğim bir yöneticim, mülakata gelen adayların bazılarından “hayal işlerini” anlatmalarını rica ederdi. Karşımızdaki adaylar bu soruyu cevaplarken benim gözümün önüne adını koyamadığım ama hissedebildiğim, ifade etmek istediğimde ise “yaratıcılığımı kullanabileceğim” tanımının ötesine geçemediğim flu bir sahne gelirdi. Thinkit Gift bu sahnede hayat bulmuş bir karakter benim için…

 

Aslında bu hikaye tesadüfen başladı. Hayatımda bazı şeylerin üst üste tıkandığını düşündüğüm bir dönemde, her şey içinden çıkılmaz gibi görünüyordu. Bir nefes almak üzere beni 13 yıllık iş hayatımdan uzaklaştıracak olan bu durumlar meğer hayal işim için gerekli şartları oluşturmaya başlıyormuş -da haberim yokmuş-. :) İşten ayrılmaya karar vermiştim ama bir şeyler yapmalıydım. Bir doğum günümde iş arkadaşım Merve’nin bana getirdiği hediye esin kaynağım oldu (minik bir makyaj çantasının içine ofiste ihtiyaç duyabileceğim bazı şeyleri doldurmuştu. Aldığım gibi hemen Instagram'da paylaşmıştım). İşte Thinkit Gift, “düşünceli” dostumun hediyesinin bende yarattığı mutluluktan ve en doğru zamanı bekleyerek doğdu.

 

Ne yapmak istediğim ufaktan şekillenmeye başlamıştı. İsim bulmak en zor kısımlardan biriydi. Eşimle birlikte günlerce birçok isim seçeneği üzerinde kafa yorduk. Sonra bir gün arkadaşım Çağla’yla sohbet ederken “düşünmekle, düşünceli olmakla ilgili bir vurgu mutlaka olsun istiyorum” dediğimde “Thinkit nasıl, hem içinde kit de var…” dedi. Evvetttt, aradığım tam olarak buydu işte!

 

Kitlerimiz kesinlikle doğal ve butik ürünlerden oluşmalıydı. Herkesin doğaya ve doğala ihtiyaç duyduğu günümüzde aksi düşünülemezdi zaten. Çok farklı ürün seçenekleri arasından kendimce en uygun olanları seçmek pek kolay olmadı. Karar verme sürecimde eşimin boş vakitlerini bana destek olarak geçirmesi de benim için çok büyük bir şanstı. Nereden nasıl başlayacağımı bilmediğim bir pazarda, şu an ürünlerini kullandığım iş ortaklarımın bir kısmıyla, önceden bilmediğim bağlarımızın çıkması ise tesadüflerin en güzeliydi.

 

Paketleme konusunda hiç zorlanmayacağımı düşündüm en başta... Çünkü evimizde bir dolabın ufak bir bölmesi tamamen paket süsleriyle dolu; çeşit çeşit bantlar, farklı gramaj ve renklerde kağıtlar, kurdeleler, kumaşlar (aşağıdaki fotoğraftakiler bunların bir kısmı)… Evet, ben o verdiği hediyenin paketi atılırken, üstündeki süsleri “atacaksanız ben alayım” diyerek eve getirenlerdenim; bana gelen bir hediyeyi, getiren kişi karşımda heyecanla açmamı beklerken yırtmamak için dakikalarca uğraşanlardanım. :) Parfümümün kutusunu atmam, kurdeleleri saklarım, hele ki o Paşabahçe’nin keçeden yapılmış yeşil yonca ve kırmızı kurdeleleri ne kadar işe yarar… Düğünlere giderken altınları o kadife keselere koymayı pek sevmem. Ya kendim yenisini yaparım ya da evde biriktirdiğim ve bana göre nispeten hoş görünen keselere koyarım. Hal böyleyken en kolay kısmı paket olmalıydı, ama olamadı! Ayakkabını bağladığın yöntem grogren kurdelede sökmüyormuş. :) Neyse zamanla hallettim onu da…

 

 

 

Kitlerin çıplak gözle göründüğü kadar güzel algılanabilmesi için fotoğraf çok önemliydi ve tabi ki dostum Defne Burat Photography  imdadıma yetişti. Kitlerin tüm fotoğraflarını çektiği gibi bana fotoğraf konusunda bazı tüyoları da öğretti. Fotoğraf ve ışık çok derin bir konu, gelişmeye devam!

 

Veee 9 ay süren proje & hazırlık sürecinin ardından 2016’nın Nisan ayında Thinkit Gift’in butik, doğal ve düşünceli kitleri sizlerle buluşmaya başladı. “Mutlu ederek mutlu olmanın büyüsü” mottosu sayesinde akşamları kafamı yastığa koyduğumda zihnimden akan şeyler o kadar değişti ki… Şu an bu yazıyı okuyorsan tanışmışız demektir, umarım bu büyüyü sana ve sevdiklerine de yaşatma fırsatı bulurum. :)

 

Sevgilerimle,

Esra Büyükoğlu

Please reload

Son Paylaşımlar

April 23, 2020

February 18, 2019

Please reload

Arşiv
Please reload

Etiketlere Göre Ara
Please reload

Bizi Takip Edin
  • Facebook - Black Circle
  • Instagram - Black Circle
  • White Facebook Icon
  • White Instagram Icon

©2016-2019 by Thinkit Gift.